SONOHİSTEROGRAFİ (SHG)

SALİN İNFÜZYON SONOGRAFİ (SİS) (SULU ULTRASON)
SONOHİSTEROGRAFİ (SHG)

Sonohisterografi (SHG) veya salin infizyon sonografi (SİS) diye adlandırılan işlem vajinadan ve rahim ağzından geçerek rahim içerisine uzatılan ince bir katater (2-3 mm kalınlığında bir plastik boru) yardımıyla rahim içerisine serum verilerek ultrason yapılmasıdır. Rahim içerisine steril serum (steril salin solüsyon) verilmesi nedeniyle işlem sulu ultrason diye de adlandırılır. SİS işlemi tedavi edici bir işlem değildir, sadece teşhise yardımcı bir görüntüleme yöntemidir.

SİS (sulu ultrason) işlemi hangi durumlarda yapılır?
– Kısırlık durumunda bazen rahim içerisini (endometrial kavite) ilgilendiren patolojilerin araştırılması için
– Myom, polip gibi rahim içerisinde yer kaplayan lezyonlardan şüphelenildiğinde
– Anormal uterin kanama (aşırı adet kanaması) gibi durumlarda tanıya yardımcı olmak için
– Tekrarlayan gebelik kaybı
– Rahim içi yapışıklık (asherman sendormu)
– Uterus (rahim) şeklinde anormallik şüphesi

SİS (SHG, sulu ultrason) işlemi nasıl ve ne zaman yapılır?
– İşlem için genellikle adet kanaması bittikten hemen sonraki günler tercih edilir. Çünkü bu günlerde rahim iç tabakası olan endometrium incedir. Menopozdaki hastalarda herhangi bir gün yapılabilir. Gebelerde asla uygulanamaz.
– İşlem öncesi hastanın idrarını yaparak mesanesini boşaltmak dışında bir hazırlık yapması gerekmez.
– İşlemin yapılış şekli transvajinal ultrason ile çok benzerdir. (Transvajinal ultrason veya vajinal ultrason halk arasında alttan ultrason veya vajinadan yapılan ultrason şeklinde adlandırılır) Yalnız transvajinal ultrason yapılırken spekulum (muayene aleti) takılmaz hastaya, SİS yapılırken önce spekulum takılarak rahim ağzı görülür ve katater (kanül) yerleştirilir, daha sonra spekulum çıkarılır ve vajinal ultrason probu vajimnaya yerleştirilerek işlem yapılır. Bu esnada vajinadan dışarıya çıkan kataterin ucundan rahim içerisine doğru sıvı verilir enjektör yardımıyla. Transvajinal ultrason daha iyi görüntü sağlar ancak karından (abdominal) ultrason da yapılabilir SİS sırasında.
– İşlem ağrısızdır, vajinal ultrasonda olduğu kadar hafif bir rahatsızlık duyabilir hasta. Lokal veya genel anestezi gerektirmez.
– Ortalama 5-10 dakika arasında süren kısa bir işlemdir.
– Hasta işlemden hemen sonra günlük yaşantısına ve işine devam edebilir.
– İşlem sırasında rahim içerisine çok az miktarda serum sıvısı verilir. Bunda amaç sıvı ile rahim içerisinin dolması ve genişlemesi sayesinde rahim içerisindeki patolojilerin çok daha net görülebilmesidir. Normal ultrason incelemeleri ile rahim iç boşluğundaki (endometrial kavite) patolojiler çok net izlenemez çünkü rahim içerisindeki boşluk gebelik veya kanama olmadığı zamanlarda kapalıdır. Ancak SİS sırasında verilen sıvı ile rahim iç boşluğu genişleyerek burada yer kaplayan myom, polip gibi patolojilerin net izlenebilmesine olanak sağlar.
– SİS işlemi yumurtalıkla ilgili patolojiler veya rahimin dış yüzeyinden gelişem myom gibi paatolojiler hakkında bir avantaj sağlamaz, ancak bu patolojiler de normal ultrasonda görülebildiği gibi SİS sırasında da görülebilir.

FETAL EKO (EKOKARDİYOGRAFİ)

FETAL EKO (EKOKARDİYOGRAFİ)
Fetal eko (fetal ekokardiyografi) gebelikte fetusun kalp anomalileri açısından değerlendirilmesini sağlayan ultrason yöntemidir.

Konjenital kalp anomalileri 1000 canlı doğumda 5-8 kadar görülür. Doğumdan hemen sonraki neonatal dönemde ölümlere sebep olan en sık konjenital anomali grubudur.

Fetal eko 16. haftadan sonra yapılır, en iyi görüntü 21-22 hafta civarında elde edilir.

Hangi durumlarda fetal eko yapılır?
– Annede veya babada konjenital kalp anomalisi olması
– Daha önce kalp anomalisi olan çocuk doğurmak
– Annede gebelikten önce diabet olması (insülin bağımlı, tip1)
– Annede fenilketonüri olması
– Annede SLE gibi kollajen doku hastalıkları
– Annede epilepsi (sara) hastalığı
– Annenin gebelikte ilaç kullanması, teratojenlere maruz kalması (alkol, antikonvulsan, retinoik asid, rubella, koksaki, parvovirus)
– İleri anne yaşı (35’den büyük)
– Gebelikte yapılan normal ultrasonda şüpheli görüntü izlenmesi
– Fetusta ultrasonda kalp dışı anomalilerin tespiti
– Fetusta amniyosentezle kromozomal anomali tespiti
– Hidrops fetalis
– Aritmi (fetus kalbinde ritm bozukluğu)

YUMURTLAMA PROBLEMİ

YUMURTLAMA PROBLEMİ (YUMURTLAMA BOZUKLUĞU)
KADINLARDA YUMURTLAMA DÜZENSİZLİĞİ PROBLEMLERİ
(YUMURTLAMA BOZUKLUĞU)

Yumurtlama (ovulasyon) normalde üreme çağındaki kadınlarda her ay 1 kere olan ve bu sayede adet (mens) görme, üreme gibi fonksiyonların devamını sağlayan, kadın vücudundaki hormonal değişimlerin ana sebeplerinden birisidir. Yumurtlama yani yumurta çatlaması hakkında ayrıntılı bilgiye buaraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yumurtlama problemi (bozukluğu) nedir?
Yumurtlama problemi kısırlık (infertilite) nedenleri arasında en sık nedenlerden birisidir. “Ovulatuar disfonksiyon” şeklinde de adlandırılır. Kadınlarda kısırlık nedenlerinin yaklaşık üçte biri yumurtlama problemleri ile ilgilidir. Burada yumurtlama problemi veya yumurtlama bozukluğu derken kasıt genellikle yumurtlama düzensizliğidir yani kadında yumurtlama olur ancak düzensiz ve seyrek olur, her ay düzenli olmaz, bu nedenle adetleri de düzensiz olur. Nadiren hiç yumurtlama olmaması gibi durumlar da yumurtlama problemi tanımı içine girer, bu hastalara daha az rastlanır ve hiç adet göremezler.

Yumurtlama bozukluğu (problemi) nedenleri:
Yumurtlama düzensizliği stres ve bazı hastalıklara bağlı gelişebilir, bu sebepler hakkında ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Nedenler arasında en sık görülenlerden birisi polikistik over hastalığıdır (PCOS) ancak her yumurtalama düzensizliği polikistik over anlamına gelmez. Polikistik over hastalarında genellikle yumurtlama düzensizliği (seyrekliği) dışında, adetlerin seyrek olması, aşırı tüylenme, şişmanlık gibi belirtiler de vardır. Hiç yumurtlama olmayan hastalarda ise genellikle beyinde hipofiz bezi ile ilgili problemler, menopoz, genetik bozukluklar gibi sebepler vardır.

Yumurtlama problemi (bozukluğu) nasıl anlaşılır? Belirtileri?
Yumurtlama ile ilgili belirtilerin hastada olmaması o ay için yumurtlama olmadığı hakkında şüphe uyandırabilir. Ancak tıbbi olarak bir kadında o ay yumurtlama (ovulasyon) olup olmadığını belirlemek için bazı yöntemler vardır. Bunlar:
– Ultrason ile büyüyen yumurtanın takibi ve yumurtlama olayının gözlenmesi
– Adetin 21. günü progesteron hormonu bakılması. Progesteron hormonu düzeyinin belli bir değerden (3 ng/ml) yüksek olması yumurtlama olduğunu gösterir.
– Adetin 21. günü rahim biyopsisi yapılması (endometrial biyopsi) Günümüzde pek uygulanmaz.
– Vücut ısısı takibi: Adetin 13.-15. günlerinde yumurtlama olduktan sonra kadının vücut ısısında yaklaşık yarım derece bir artış meydana gelir.
– Yumurtlama (ovulasyon) testleri

Yumurtalama düzenleyici tedaviler:
Bu hastalara yumurtlama tedavisi (ovulasyon indüksiyonu) denilen tedaviler verilir. Bazen bu tedaviler yetersiz kaldığında tüp bebek tedavisi de uygulanır. Yumurtlama düzenleyici tedaviler ile hamilelik (gebelik) elde edilebilmesi için bazen aşılama da tedaviye eklenir. Yumurtlama düzenleyici yani yumurta büyütücü ilaçlar tablet şeklinde ağızdan alınan ilaçlar veya enjeksiyon (iğne) şeklinde kullanılan ilaçlar olabilmektedir. Bu ilaçlar ve tedaviler hakkında ayrıntılı bilgilere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Hamilelik istemeyen hastalarda tedavi:
Yumurtlama düzensizliği problemi sadece gebelik istemi ile ilgili değildir. Gebelik istemi olmayan hastalarda da  adet düzensizliği, tüylenme gibi problemler yumurtlama bozukluğuna bağlı meydana gelebilir. Bu durumlarda adet düzenleyici hormonal ilaçlar, tüylenme azaltıcı ilaçlar, epilasyon, doğum kontrol hapları gibi tedaviler sık kullanılır. Ancak asla doktor tavsiyesi olmadan bu tür ilaçlar kullanılmamalıdır. Bitkisel ilaçlar, kürler, otlar asla kullanılmamalıdır.

Kilo verme:
Aşırı kilolu olma (obezite) yumurtlamayı engelleyen, düzensizleştiren başlıca nedenlerden birisidir. Bu nedenle fazla kilosu olan hastalara mutlaka kilo vermeleri önerilir. Bunun için sağlıklı beslenme kurallarına dikkat etmeleri, gerekirse diyetisyenlerden yardım almaları, egzersiz ve spor yapmaları önerilir. Kilo verdiklerinde hastaların çoğu yumurtlamalarının ve adet düzeninin eskisine göre çok daha iyi olduğunu ifade ederler.